Yalancı

        Yalan söyleme.

        Kaçırma bakışlarını dört nala, son düzlüğe koşarcasına. Alay etme aklımla, karda kayıp düşmüşçesine. Yapma, kızartma yanaklarını; ayazda kalmış bir çocuğun masumiyeti gibi aciz ve endişeli… Merak etme inanıp inanmadığımı ağzından dökülen yokluğa.

        Süpür beni, eski bir kütüphanede ansiklopedilerin üzerinde birikmiş, yüz yıllık bir toz gibi kapından dışarı it. Hatırlayamadığın bir arkadaşın olmaya bile razıyım, sokakta selamsız bıraktığın. “Hoşt” dediğin köpek, “pisst” dediğin kedi, “uğursuz” dediğin kargayım. Kulaklarıma doğruyu söylediğin… Öldür beni en acılı bakışlarınla, ne kadar üzücü olabilir ki bir doğru? Yaşayamaz mıyız azizim, gözlerinde yaş ya da gözlerimde yaşla?

        Yapma, yalan söyleme.

        …

        Yaptın.

        Oysa doymuştum. İnsanların sahteliğine doymuştum. Şimdi kusacağım doymuşluğu. Beynimde ve kalbimde ne varsa, pis ve kirli… Benimle bölüşülen her kirli lokmayı kusacağım yere, her yere. Ezip geçeceğiz hepsini sen ve ben. Durup düşünmeden, bakmadan bizi ne kadar doyurduklarına… Ölsek de kahrımızdan bir kış gecesi, tir tir titrerken kemiklerimiz, dertten ve kederden aç karnımıza; seveceğiz aç olmayı temiz içlerimizle.

Psychohol

B/M

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s