Eylül Gidişi

20180817_063016

Kaçıyoruz
Ayaklarımız kanlar içinde koşuyoruz
Gidiyoruz artık demek
Hayatlarımız camlar içinde, hep kırıklar
Ellerimizde ufak bilişimler
Ne sezgisi kaldı ki dünyalının
Perşembe belliydi çarşambanın gelişinden
Hâlâ gülüyor zaman resimlerde
Bizim çığlıklarımız uzaya denk düşüyor
Bu sessizlik
Tek eserlik bir müzenin sahibisin
Yazılmamış mektupların sahibi
“Darısı başıma” diyeceğim bir insan
Artık seni anlatamayacak hiçbir lisan
Artık Güneş’e nasıl bakacağım
Karanlıktan daha çok korkacağım aşikâr

Psychohol

B/M

Senin Adın-2

Tilkiler gezinirken beynimdeki bulvarlarda
Adın bir ezan kutsallığında dudaklarımda
Kaç harfsin sen
Hiç saymadım
Bir aşkla hecelerken
Hiç saymadım
Adın yankılanırken bu evin duvarlarında
Bulvarlar kapatılmış, tilkiler yuvalarında

Senin adın kimsesiz bir çocuğun gülüşü
Ya da beklenen o geminin aniden eve dönüşü
Neden gülmedin
Hiç görmedim
Bir aşkla beklerken
Hiç görmedim
Adın yankılanırken bu evin duvarlarında
Kimsesiz çocuğun ağzı kulaklarında

Rüyalarımda seni öpmek kadar mutlak
Kâbuslarımda uçakların düşmesi kadar tutsak
O kadar bilindik
Öyle alışkın
Senin adın
Yankılanırken bu evin duvarlarında…
Senin adın ne kadar güzel
Kadın

Psychohol

B/M

O Benim

img_0134

“İşte kurtuldum!” derken
Hastalığa yakalanan birisi
O benim.
Ellerimde papatyalar, güller ve gerisi
Dilime düşen kar tanelerini yerken
O benim.
Hey
O benim.
Geceleri sokağa çıkmaya korkup
Karanlıklarda zamansız sana koşan
O
Benim.
Duygularını bilmem kaç metre yerin altına
Gömüp
Sana bakınca yüzünde çiçekler açan
O benim.
Birlikte geriye sayarken ölmek için
“Bir” dediğimizde
Aklına sen gelen
O benim.
Evet
O benim.
Aynı hatayı bin kere tekrarlayıp
Her seferinde sanki ilkmişçesine
Özür dileyen
Kesinlikle
O benim.
Hiç gururu olmayan
Sence belki adi ve aciz
Ama dine göre caiz
O benim.
O
Benim.
Sen satırlarca, sayfalarca yazıp
Birlikte susmaya doyamadığım

O
Sensin
İşte.

Psychohol

B/M