Bir Hüzün

WP_20151116_001_e.jpg

Bir hüzünlük canım var. Yapraklarım nasıl vedalaşıyor canımla? Dinlemek istersen otur yanıma. Gözlerin öyle kalabalık ki, sanki İstiklâl’le konuşuyorum bir akşamüstü. İçmiyorsan da yak bir sigara, bana değer inan. Çünkü bir dumanla öldürmen gereken şeyler olacak, sevgili İstiklâl. Belki de beni boğarsın zehirli nefesinle, ne yazık. Kolumdan tutup cehenneme at oldu olacak. Sorgulamam bir saniye bile, çünkü ne yaptığımı biliyorum. Çünkü seni seviyorum.

Bir büyüydü. Seni yazmak satırlara, sana değinmek, bir şiirde saçını okşamak, seninle konuşmak muhteşem bir büyüydü. Ve bazen yoktun orada. Seni kaybettiğim satırlarda ben de kayboldum zamanla. Paragraflar birer arafmış meğer. Senli ve sensiz dünyaların geliş ve gidişleri. Bir girdaba cahil bir çocuk gibi girmişim heyecanla, artık canım yanmıyor gerçi ama ayakta da duramıyorum. Güçsüzüm. Bu çöküntü ile bir Sergey Yesenin olmaya göz kırpsam da, bir sene ile kaçırıyorum treni. Oysa hep vaktinde giderim.

Keşke duysam içindekileri. Bir şarkı gibi mırıldansan kulağıma nefretini. Ben dertli türküleri ne severim, bilirsin. Eşlik ederim zaman zaman ya da ben de yanarım aynı derde. Hiç sus demem sana. Sesin bir enstrüman kulaklarıma. Hüzünlü bir şarkının, en duygulu dört dizesi gelirken kulaklara, kusursuz çalan bir enstrümansın. Gözlerin öyle kalabalık ki, bu kalabalık hüzün tüm dünyaya yeter. Hepimizi öldüreceksin, yeter.

Yine de pek tatlı bir hüzünsün sen. Dilimin hep yanacağı, ama tadına hep bakacağım… Bir hüzün.

Psychohol

M/T

Düşmek

IMG_20170626_212610_301

Aşk beni asla şapşallaştırmadı. Bu yüzden sabaha kadar yıldızları saymayacağım. Üzgünüm. Fakat kirpiklerini tek tek bileceğim. Her birine bir isim koyup, ayrı ayrı seveceğim. İstisnasız…

Dakikalarca sevgi sözcükleri söyleyip, aşkımı anlatmayacağım. Aşktan ölsem de, utanırım yapamam. Bu kez utançtan ölürüm zaten. Kırmızı bir suratla ölmek istemem, bana hak ver lütfen. Fakat gözlerime baktığında bir hayat göreceksin. Senli bir hayat… Aşk dolu, sen dolu.

Asla gün batımını seyredip seni düşünmeyeceğim. Yapamam. Gelirsen eğer ya da “gel!” dersen bana, oturup sabahlara kadar yüzünü izleyeceğim. Elmacık kemiklerindeki virajları son sürat dönecek, yanaklarındaki sonsuz uçurumlardan uçacağım. Düşerken boynuna tutunmaya çalışırım, fakat incinme diye değmem belki. Düşmeye razıyım, aman.

Aşk beni asla şapşallaştırmadı, evet. Fakat çok düştüm yanaklardaki uçurumlardan. Tutmaya çalışanlar da oldu. Tutamadı. Belki de ben düşmek istedim. Düşmeye aşık… Ya da bu, kaderin bana “bekle” demesiydi.

Ama sen tut ellerimden, hep tuttuğun gibi. Asla düşmeme izin verme, bu kez düşersem iyileşebileceğimi sanmıyorum. Çünkü bedenim kırıklarla dolu.

Çünkü aşk beni asla şapşallaştırmadı ama çok yordu.

Psychohol

M/A

Beklemek

Processed with VSCO with f2 preset

Bekliyorum.

Nedenini bilmeden…

Bir çocuğun uçurtmasının uçmasını bekler gibi bekliyorum. İpi elimde ama rüzgârım yok. İşin kötüsü hayli yorgunum, koşamayacak kadar. Ben rüzgârı bekliyorum. Alsın ve bu uçurtmayı uçursun diye. Uçsun diye…

Aklı saklı bir deli gibi bekliyorum, aklımı bulmayı. Duvarları seyrediyorum yıllardır. Elim kolum bağlı, deli gömleği üzerimde. Ah aklım, gelecektir elbet. Fakat düşünecek kadar gücüm yok. Aklımı bekliyorum. Gelsin aklım başıma da, aynada bakayım kendime. Bu arada duvarlar da bekliyorlar aklımı. Onlar da merak ediyor beni, aklım başımdayken hâletiruhiyemi.

Savaşı bekleyen bir asker gibi bekliyorum. Elim tetikte, gözüm ufukta. Basabilir miyim tetiğe, ondan emin değilim işte. Sanki denesem, parmaklarım kırılacakmış kadar yorgun hissediyorum kendimi. Bir mezara bile giremem bu hâlimle, içine düşüveririm gelişigüzel. Yine de savaşmak istiyorum. Parçalara da ayrılsam, denemiş olmak… Ben ilk mermiyi bekliyorum, başka bir yorgun savaşçıyı.

Bir sayfa kâğıt gibi bekliyorum, saf ve temiz. Yazılsın ve okunsun istiyorum benliğim. Öyleyken satır satır dökülecekmiş gibi hissediyorum. Şiir olacakmışım gibi… Zira düz yazı olmaz benden, sıkarım insanı. Kafiyeli mafiyeli bir şiir, okuyunca tüyleri diken diken eden bir şiir bekliyorum. Ben bir yazar bekliyorum, beni yazacak.

Ve bilmiyorum. Beklemek tepki midir, yoksa tepkisizlik mi?

Psychohol

B/M

Yalancı

        Yalan söyleme.

        Kaçırma bakışlarını dört nala, son düzlüğe koşarcasına. Alay etme aklımla, karda kayıp düşmüşçesine. Yapma, kızartma yanaklarını; ayazda kalmış bir çocuğun masumiyeti gibi aciz ve endişeli… Merak etme inanıp inanmadığımı ağzından dökülen yokluğa.

        Süpür beni, eski bir kütüphanede ansiklopedilerin üzerinde birikmiş, yüz yıllık bir toz gibi kapından dışarı it. Hatırlayamadığın bir arkadaşın olmaya bile razıyım, sokakta selamsız bıraktığın. “Hoşt” dediğin köpek, “pisst” dediğin kedi, “uğursuz” dediğin kargayım. Kulaklarıma doğruyu söylediğin… Öldür beni en acılı bakışlarınla, ne kadar üzücü olabilir ki bir doğru? Yaşayamaz mıyız azizim, gözlerinde yaş ya da gözlerimde yaşla?

        Yapma, yalan söyleme.

        …

        Yaptın.

        Oysa doymuştum. İnsanların sahteliğine doymuştum. Şimdi kusacağım doymuşluğu. Beynimde ve kalbimde ne varsa, pis ve kirli… Benimle bölüşülen her kirli lokmayı kusacağım yere, her yere. Ezip geçeceğiz hepsini sen ve ben. Durup düşünmeden, bakmadan bizi ne kadar doyurduklarına… Ölsek de kahrımızdan bir kış gecesi, tir tir titrerken kemiklerimiz, dertten ve kederden aç karnımıza; seveceğiz aç olmayı temiz içlerimizle.

Psychohol

B/M

Kıyamet Bizim

        Birden duracakmış gibi zaman. Tüm insanlar donup kalacaklar. Eksi yirmi derecede çeşmeden damlayan suyun, çeşmenin ağzında donması gibi… Yaşadığı hayatın en ucunda; kimsesiz olarak, yaşlanmadan, beynindeki şüphe ve gizemlerle donacak insan. Durduğunda zaman, içeri ağlayacak insan. Sessiz ve sinsi…

        Yaşanılanlar zihnine saplanacak, ölecek anılar. Kan akmadan bitecek iş. Bir adım savaşmadan ve tek bir mermi atmadan kaybedilmiş bir toprak gibi… Aklını teslim edecek bugüne kadar savaştığı her şeye. Bu kez sessizce hallolacak her şey. Düşlerinde yaşattığı kahramanlar öldürecek onları. Hissiz ve gizli…

        Yalnızca bir delinin aklına geleceğiz. Tırnaklarıyla duvarı aşındırmış bir delinin… Çığlıklarında hayat bulacağız, kafasını duvarlara vururken kendinden geçmek için. Onun zihninde çalkalanırken aşağı-yukarı, kendimizi bulacağız kanlı ve soğuk bir kış gecesi. Durup düşünmek üzereyken deli dürtecek bizi. Kendimizi vuracağız. Sizli bizli…

Psychohol

B/M